DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Domatese dikkat!

Domatesi bugünlerde yiyebildiğiniz kadar yiyin. Yiyemediğinizi konserve yapın, çünkü bu kış domates fiyatları çok yükselebilir, geçen kış …

Domatese dikkat!
4 Ekim 2022 07:23
7
A+
A-

Domatesi bugünlerde yiyebildiğiniz kadar yiyin. Yiyemediğinizi konserve yapın, çünkü bu kış domates fiyatları çok yükselebilir, geçen kış yakındığımız fiyatları aratabilir. Sebebi Avrupa’nın enerji krizi. Gerçi Avrupa’nın enerji krizi olmasaydı da yerli üreticinin artan üretim maliyetleri nedeniyle bu kış da domatesi geçen yıl olduğu gibi pahalıya yiyecektik ama Avrupa enerji krizi pazarı iyice bozacak gibi görünüyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından başlayan enerji ve gıda krizi etkisini değişik şekillerde hissettiriyor. Enerji kesintisi ve artan fiyatlar nedeniyle Avrupa’nın birçok ülkesinde seralarda domates yetiştirmek daha zorlaştı, daha pahalı hale geldi.

İsveç’ten İspanya’ya İrlanda’dan Yunanistan’a kadar birçok ülkede seracılar artan maliyetler nedeniyle ağlıyor. Bu yılın başında bazı üreticiler artan maliyetler karşısında üretim yapmamayı tercih ettiler. Hal böyle olunca Avrupalıların domates ihtiyacını karşılamak için geriye domatesi ithal etmek kalıyor. Türkiye de domates ihraç eden ülkelerden biri. Rusya’dan Kanada’ya kadar yaklaşık 60 ülkeye ihracat yapılıyor. Bizim TL bazından yüksek hissettiğimiz maliyetleri düşük kur nedeniyle Avrupalılar o kadar kötü hissetmiyorlar. Enerji sıkıntısının olduğu bir dönemde kendi ülkelerinde üretmek yerine kur avantajından da yararlanarak ithal etmek daha ucuz ve kolay bir alternatif olarak ortaya çıkıyor. Nitekim son dönemde birçok Avrupalı sözleşmeli tarım yapabilmek için Türk seracılara yöneliyorlar.

Bakanlık önlem aldı

Türkiye’de ise domates ihracatı ne zaman çok canlansa içeride arz azalır ve fiyatlar artar. Üreticiler yüksek talep geldiğinde iç pazara yönelik ürettikleri domatesi de yurtdışına satmak isterler. İç pazara yönelik arzın azalması ve fiyat baskısının artması durumunda genellikle Tarım ve Orman Bakanlığı iç pazardaki arz-talep dengesini korumak için ihracat kısıtlaması getiriyor. Nitekim Avrupa kaynaklı tehdidi gören bakanlık eylül ayında “İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ”de değişiklik yaparak domatesi de listeye dahil etti. Böylece domates ve türev ürünleri olan domates konservesi ve salça ihracatı için Ticaret Bakanlığı’ndan izin alınması gerekebilecek.

Tamamen ihracat odaklı üretim yapanlar ise ihracat kısıtlaması karşısında tedirginler. İhracat kanalının kapatılması halinde içeride arzın artması fiyatları hızla aşağı çekecektir ancak bu defa da ihracata güvenerek yatırım yapan seracılar zarar edeceklerdir. Yani zor bir durum, iki ucu keskin bıçak.

Çare yenilenebilir enerji

Avrupa’da uzun yıllar 20-30 euro civarında seyreden megavat-saat fiyatları 2022 sonunda 80 euro’ya ulaşmıştı. Bu yılın ilk aylarında ise 220 euro’ydu. Sonra fiyatlar geriye geldi ama hala bir yıl öncesine göre çok yüksek seviyelerde dalgalanıyor. Seracılık enerji fiyatlarındaki artıştan çok etkileniyor. Bu etki özellikle domateste çok yoğun hissediliyor. Avrupa’da domates yetiştiriciliği ise büyük ölçüde seralarda yapılıyor. Mesela Fransa’da sera domatesinin toplam domates üretimine oranı yüzde 95’e ulaşıyor. Sadece elektrik fiyatları değil, enerji fiyatlarına bağlı olan gübrede de aynı sorun var. Aynı şekilde işgücü maliyetleri de artıyor.

Şu anda seracılıkta ısıtmadan sulamaya kadar birçok iş için kömür, odun ve gaz kullanılıyor. Oysa tarım sektörünün kurtuluşunun yolu fosil yakıta olan bağımlılığın azalmasından geçiyor. Güneş, rüzgar, jeotermal ve biyo enerji tarımda ve özellikle seracılıkta etkin şekilde kullanılabilir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı sektöre uzun dönemli istikrar kazandırabilir. Bu yolla maliyet azalabilir, arz güvenliği sağlanabilir. Örneğin güneş enerjisi hem ısıtma hem sulama için de etkin şekilde kullanılabilir. Doğrudan yetiştiricilik ve gübre aşamasında olduğu gibi paketleme ve taşımada devreye girebilecek yenilenebilir enerji kullanımı yoluyla hem üretimin sürdürülebilirliğine katkı yapılabilir hem de üretim yapılırken çevreye daha az zarar verilir. Sürdürülebilir tarım için teknolojinin sürecin her aşamasına girmesi gerekiyor. Bu aşamada hükümetlerin sınırlı da olsa teşviklerle solar panelleri yerleştirmek isteyen üreticilerin özellikle başlangıçtaki yatırımlarına destek olması gerekebilir.

Domates sembol üründür

Domates vücut dostu bir bitkidir. İçindeki A, B ve C vitaminleri ve flavonoidlerin yanı sıra potasyum ve demir mineralleri ile birçok hastalığa iyi geldiğine inanılan likopen barındırıyor. Domates kullanımı çok yaygın olan besinlerden biri olduğu için enflasyon takibinde öne çıkan ürünlerden biri olmuştur. Gazetelerde her yıl domates fiyatlarına ilişkin çokça haber çıkar, çünkü bu haberlerin okuyucu da bir karşılığı vardır. Kimi zaman yüksek fiyat artışı, kimi zaman aşırı düşük fiyatlar ve çöplere dökülen domateslerle ilgili olan bu haberler her daim ilgi çeker, okunur ve paylaşılır.

Meyve mi, sebze mi?

Domates meyve midir, sebze mi? Sağlığa yararlı mı, zararlı mı? Bunlar yıllarca tartışıldı. Domates de patates ve patlıcan gibi Amerika kıtasında yetişen, Avrupa’ya Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden sonra getirilen bitkilerdendir. 1550’lilere kadar Avrupalılar tadını bilmiyordu. Avrupa’ya geldiğinde acı yapraklı garip bitkiyi bir şeye benzetemediler. Süs bitkisi muamelesi yaptılar. Mutfağa ilk sokan İtalyanlar oldu. 1800’lerde İtalyan mutfağının vazgeçilmezi olmaya başladığında İngilizler domatesi hâlâ saksıda ya da vazoda tutmaya devam ettiler. Hatta zehirli olduğu sanılarak uzak bile durmuşlar. Osmanlı domatesi 1800’lerin ilk yarısında tanımış ve mutfağın tacı yapmış. O tarihe kadar kayısı, erik ve ayvayla tatlandırılan yemekler salçaya boğulmaya başladı. Türkiye zamanla dünyanın en büyük 5 üreticisinden biri oldu. Sürdürülebilir yöntemler ve yeşil enerji kaynakları ile üretilen domatesi taze olarak satmaktan ziyade salça ve sos haline getirip, yüksek katma değerle ihraç etmek önemlidir. Yani domates, üretiminde istikrar sağladıktan sonra, endüstriyel bir ürün ve önemli bir ihraç kalemi haline getirilmelidir.

 

 

Milliyet

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.